Editör'e e-posta Sayfayı yazdırmak için tıklayın

Ana Sayfa >

Gastric Bypass Ameliyatı Komplikasyonları

Erken Dönem Komplikasyonlar

Kanama: Ameliyat sonrası mezenterik ve omental damarlardan yada anostomoz ve stapler  hattından peritoneal kavite içerisine kanama olabilir. Görülme sıklığı %0-4 dür. Anostomoz hattından meydana gelen kanamalar endoskopik olarak tespit edilerek tedavi edilebilir.

Anostomoz Kaçağı: Komplikasyonlar içerisinde en fazla dikkat edilmesi gerekendir. Çok erken dönemde ortaya çıkabildiği gibi ameliyat sonrası 5. günden sonrada görülebilir.  Görülme sıklığı %0-%4.4 arasında değişmektedir. Hastada ameliyat sonrası gelişen taşikardi (120 dk üzeri), takipne, yüksek ateş ve oksijen satürasyonunda düşme anostomoz kaçağı belirtisi olabilir. Böyle bir durumda hastanın hızlıca değerlendirilmesi, gerekli görüldüğü taktirde Batın BT (Bilgisayarlı Tomografi) ve Batın US (Ultrasonografisi)  çekilmesi ve anostomoz kaçağının yeri ve düzeyi tespit edilmelidir. Drenaj, antibiyotik tedavisi veya gerekli olduğu taktirde cerrahi tedavi uygulanmalıdır.

Yara Enfeksiyonu: Yara enfeksiyonu laparoskopik ameliyatlarda açık ameliyatlara göre daha az görülmektedir. Laparoskopik ameliyatlarda yara enfeksiyonu %5 den daha azken açık ameliyatlarda bu oran %6-10 arasında değişmektedir. Yara yeri enfeksiyonları antibiyotik tedavisi ile kolayca iyileşmektedir.

Tromboembolizm: Nekadar yüksek VKİ değeriniz varsa okadar yüksek venöz tromboembolizm riskiniz vardır. Ameliyat günü başlanacak olan düşük molekül ağırlıklı heparin uygulamaları bu riski azaltmaktadır. Gastric bypass ameliyatından sonra derin venlerdeki tromboz gelişme riski %0-%1.3 oranında görülürken, pulmoner emboli riski %0-%1.1 oranında görülmektedir.

Anostomoz Striktürü (Darlık): Ameliyat sonrası anostomoz darlığı %2-%16 oranında görülmektedir. Bunun nedeni daha çok ameliyatı yapan cerrahın deneyimine ve anostomoz için kullanılan tekniğe (hand-swen, lineer stapler yada sirküler stapler) bağlıdır. Striktür oluşumunda anostomoz hattındaki gerginliğe bağlı iskemi sonucu gelişen marjinal ülserlerde önemli rol oynamaktadır. Darlık tipik olarak ameliyattan ortalama 3 ay sonra bulantı ve kusma ile kendini gösterir. Anostomoz darlıklarının %85 den fazlası endoskopik dilatasyon ile tedavi edilebilmektedir.

Geç Dönem Komplikasyonlar

Marjinal Ülser: Ameliyat sonrası gelişen bu ülser çoğunlukla GJ (gastrojejunostomi) hattında ve genelliklede jejenum bölümünde oluşmaktadır. Marjinal ülserin oluşumunda anostomoz hattındaki gerginliğe bağlı iskemi ve bu bölgede kullanılan yabancı materyallerin (sirküler stapler metalleri ve nonabsorbable stür materyalleri) rolü büyüktür. Diğer taraftan ameliyat sonrası nonsteroid anti-inflamatuar (NSAID) ilaçların kullanımı, yoğun sigara içiciliği ve gastro-gastrik fistül gelişimine bağlı anostomoz bölgesindeki yoğun asit reflüsü marjinal ülser gelişiminde etkilidir. Bu hastalarda karın ağrısı, bulantı-kusma ve bazen kanama sonucu anemi görülmektedir. Marjinal ülser gelişimi %0.7-%5.1 arasındadır. Tedavide asit oluşumu engelleyici ilaçların kullanımı ile NSAID ve sigarının bırakılması önerilmektedir. Çok nadiren dirençli ülserde cerrahi müdahale gerekebilir.

Barsak Obstrüksiyonu (Tıkanması): Barsak obstrüksiyonunun en önemli nedeni ameliyat sonrası meydana gelen yapışıklıklar ve internal herniasyondur. İleri derecede barsaklardaki yapışıklığın en önemli nedeni ameliyat sırasındaki cerrahi travmaya bağlı barsaklar ile çok fazla manüplasyondan kaynaklanabilir. Bu tarz yapışıklar daha çok açık cerrahi uygulanan vakalarda görülmektedir. İnternal herniasyonuna bağlı meydana gelen barsak obstrüksiyonunun en önemli nedenide mezanter defeklerinin yeterli düzeyde kapatılmamasıdır. İnternal herniasyonun görülme sıklığı %3 düzeyindedir.

Safra Kesesi Taşları: Gastric Bypass ameliyatı sonrası kilo kaybıyla birlikte safra kesesinde taş görülme insidansında artış olur. Ameliyat sonrası ilk 1 yıl içerisinde %38-%52 oranında safra kesesi taşı geliştiği bildirilmektedir. Bununla birlikte safra kesesi taşı gelişen hastaların %15 lik bölümünde ilk 3 yıl içerinde cerrahi tedaviyle kolesistektomi yapma ihtiyacı duyulur. Ameliyat öncesinde tespit edilen semptomatik safra kesesi taşları mevcutsa gastric bypass uygulamasıyla birlikte kolesistektomide önerilmektedir. Diğer yandan asemptomatik safra taşlarında ve taşsız safra keselerinde ameliyat anında kolesistektomi pek kabul gören bir görüş değildir. Bazı cerrhlar proflaktik kolesistektomi önermektedirler. Ancak bu uygulamanın en önemli dezavantajı ameliyat sırasında farklı bir cerrahi uygulamayla bu alanda gereksiz komplikasyonlara (kanama, safra yolu yaralanmaları, uzamış ameliyat süresi) yol açabileceğidir.

Vitamin (Nutrisyonel) Yetmezliği:Gastric Bypass ameliyatı sonrası midenin büyük bölümü, duedonum ve jejenumun proksimal kısmı devre dışı bırakıldığından Demir, Vitamin B12 ve diğer bazı nutrisyonel elementlerin eksikliğinin görülmesi sıktır. Bunun için günde tek doz multivitamin tabletlerinin alınması gereklidir. Ameliyat sonrası Demir eksikliği insidansı 2 ile 5 yıl içerisindeki bir süreçte %13-%52 oranında değişmektedir. Demir eksikliği görülenlerde Demir tabletleri alınarak bu ihtiyaç karşılanır. Hastaların %37 sinde multivitamin almalarına rağmen Vitamin B12 eksikliği görülebilir, böyle bir durumda B12 suplementasyonu ile gerekli tedavi sağlanır. Kalsiyum yetmezliği hastaların %10 unda görülürken Vitamin D eksikliği %51 hastada görülmektedir. Bunlardan başka Sekonder Hiperparatiroidzm gelişebilir ve özellikle erken cerrahi sonrası ilk 3-9 aylık dönemde artmış kemik turnoverı ve azalmış kemik yoğunluğu saptanabilmektedir.

Mortalite: Buchwald ve arkadaşlarının yapmış oldukları bir meta-analizde 136 çalışma değerlendirilmiştir. Obezite cerrahisi uygulanan 22.094 hasta grubu incelendiğinde ilk 30 gündeki gerçekleşen mortalite oranı %0.5 olarak tespit edilmiştir. Podnos ve arkadaşlarının yapmış oldukları diğer bir çalışmada ise Gastric Bypass ameliyatı geçiren hasta grubunda mortalite oranı %0-%0.9 olarak bulunmuştur. JAMA dergisindeki bir review da Zingmond ve arkadaşlarının yapmış oldukları bir çalışmada ise Gastric Bypass ameliyatı geçirmiş 60.077 hasta değerlendirildiğinde ilk 30 gündeki mortalite oranı %0.33 bulunurken ilk 1 yıl içerisindeki mortalite oranı %0.91 olarak tespit edilmiştir.

Dr. Halil Coşkun

 




Ana Sayfa · Obezite · Tedavi Yöntemleri · Hakkımızda

Copyright©, 2000-2008

Bu web sitesinin her hakkı saklıdır, hiç bir bilgi izinsiz alınarak kullanılamaz. Site içerisindeki orjinal yazı ve resimlerin izinsiz kullanımı durumunda gerekli yasal yollara başvurulacaktır.