Aşağıdaki durum bildirimi, Amerikan Metabolik ve Obezite Cerrahisi Derneği tarafından; hastalar, doktorlar, hastaneler, sağlık sigortası mükellefleri, medya ve diğerleri tarafından, nisbeten yeni olan ve yaygın olarak “tüp mide” olarak bilinen obezite cerrahisi prosedürü ile ilgili olarak derneğe yapılan çok sayıda başvuruya bir yanıt olarak yayımlanmıştır.
Bu bildirimde belirli hastalar için bir tedavi seçeneği olarak tüp midenin güvenlik, etkinlik ve sürekliliği ile ilgili mevcut veriler özetlenmekte ve şu anda mevcut bilgi, uzman görüşü ve yayımlanmış olan bilimsel kanıtlara dayalı olarak makul kullanımı ile ilgili önerilerde bulunulmaktadır.
Böyle bir bildirim yayımlamanın amacı tüp mide prosedürünün, morbid obez hastaların tedavisinde kabul görmüş alternatif bir prosedür olarak muhtemel rolü hakkında objektif bilgi sağlamaktır.
Bildirim, herhangi bir obezite prosedürü için yerel, bölgesel veya ulusal bir yaklaşım standartı getirmek ya da oluşturmak amacı taşımamakta olup, bu şekilde de yorumlanmamalıdır. Bildirim gelecekte, ilave kanıtlar elde edildikçe revize edilecektir.
Amerikan Metabolik ve Obezite Cerrahisi Derneği (AMSB) Bildirimi (Ağustos 2007)
Genellikle “Tüp Mide Ameliyatı” olarak adlandırılan obezite prosedürü, uzun ve dar bir mide kanalı oluşturmak için verikal (dikey) subtotal mide rezeksiyonunu kapsamaktadır. Tüp mideden sonra görülen kilo kaybı ve bunun sonucunda eşlik eden iyileşme mekanizması, mide hacim azalması ile veya mide rezeksiyonu ile takiben gözlemlenen nörohümoral değişikliklerle ya da belirlenemeyen diğer etken (ler) le ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Hali hazırda, 775 adet hastanın, tüp mideden sonraki kısa vadeli sonuçlarını açıklayan, gözden geçirilmiş literatürde yayımlanmış 15 adet rapor mevcuttur. Tek bir çalışma, prosedürden 3 yıl sonrasına kadar veri sağlamakta olup, 3 yılı aşan bir raporlama bulunmamaktadır. Raporlar, ameliyat öncesi vücut kitle indeksleri 35–69 kg/m2 olan ve aşırı kiloların kaybı %33 ile %83 arasında değişen hastaların cerrahi tedavisini tanımlamaktadır. 345 adet hastada tüp mide den 12-24 ay sonra eşlik eden iyileşmeler, diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi ve uyku apnesinin iyileşme oranlarını, diğer kısıtlayıcı prosedürlerle kıyaslanabilir şekilde açıklayarak raporlanmıştır. Tüp mide için ameliyat riski, yüksek riskli hastalar da dahil nisbeten daha düşük görünmektedir. Yayımlanmış komplikasyon oranları, %0-%24 arasında değişmekte olup raporlanan toplam mortalite (ölüm) oranı %0.39 dur. Tüp mideyi, daha yaygın kabul gören bir obezite prosedürü ile karşılaştıran, yalnızca 1 adet ileriye dönük randomize çalışma yayımlanmıştır. Bu çalışmada tüp midenin, ameliyatı takip eden 1. ve 3. yılda en az mide bandı (kelepçesi) kadar etkili ve dayanıklı olduğu bulunmuştur. Tüp mide prosedürü, yüksek riskli hastalarda kilo kaybının başlamasına neden olarak cerrahi riski azaltmakta olup, bu durum şu anda tüp midenin en yararlı uygulamasıdır. Tüp mide, süper-süper obez (VKİ>60 kg/m2) hastalar da dahil olmak üzere kompleks veya yüksek riskli hastalarda, Gastric Bypass ya da malabsorbsiyon prosedürlerinden teknik olarak daha kolay ve/veya daha hızlı bir laparoskopik prosedür gibi görünmektedir.
Tüp midenin oluşturulmasında kullanılan genişletici dilatatörler 32 ile 60 Fr arası çaplar arasında önerilmekle birlikte, teknik açıdan bir konsensus bulunmadığı görünmektedir. Tüp Mide ameliyatı için, uzun vadede kilo kaybı mekanizmasında başarısızlık sağladığı ileri sürülmüştür. Şu ana kadar tüp mide için uzun vadeli (>5 yıl) kilo kaybı ve eşlik eden iyileşme raporlanmamıştır. Her bir hasta için tüp mideden önce uzun vadede yeniden kilo alma ve bir başka prosedüre geçiş ihtimali ile ilgili olarak ayrıntılı bir şekilde bilgilendirme önerilmektedir.
Bu prosedürün gerçekleştirilmesi için alınacak kararlar, aynı zamanda AMOCD (Amerikan Metabolik ve Obezite Cerrahisi Derneği) tarafından yayımlanan etik kurallarla uyum içinde olmalıdır. AMOCD Tüp Midenin, obezite cerrahisi için seçilmiş hastalara, özellikle de yüksek riske sahip ya da süper-süper obez hastalara uygun bir seçenek olduğunu ve aşamalı obezite cerrahisinin yüksek riskli hasta popülasyonunda risk azaltımı strajerisi için bir değer taşıdığını onaylamaktadır. Tüp mide ameliyatı gerçekleştiren cerrahların, ileriye yönelik olarak verileri toplayıp, sonuçlarını bilimsel literatürde raporlamaları önerilmektedir. Ayrıca tüp mide ameliyatı gerçekleştiren cerrahların hastaları, bu prosedürde 3 yılı aşkın durumlar için kilo kaybının sürdüğünü gösteren kanıtların yokluğu ve alternatif prosedürler için mevcut verilerin, uzun vadede (>5 yıl) sürdürülebilen kilo kaybı ve eşlik eden iyileşmeleri doğrulaması konusunda bilgilendirilmesinin sağlaması önerilmektedir.
Tüp Mide Durum Bildirimi ve Standart Yaklaşım
Bu durum bildiriminin amacı, katı kurallar ve uygulama gereksinimleri sağlamak olmadığı gibi, yerel, bölgesel ya da ulusal yasal yaklaşım standardı oluşturmak ta değildir.
Sonuç olarak her bir hasta için çeşitli uygun tedavi yaklaşımları mevcut olup cerrah uygulanabilir farklı tedavi seçenekleri arasından hastanın karar verdiğini kullanmalıdır.
Doç. Dr. Halil COŞKUN